Pazartesi, Aralık 07, 2009

güvenli yer

doktorum, haftaya seninle güvenli yer çalışacağız, dediğinde, allah şahit, pek ciddiye almamıştım. var mı sahiden öyle bir yer, diyerek tiye bile almıştım. ama o koltuğa oturup, kulaklarımda ve avuçlarımda o şeylerle, akşam güneşinin büsbütün dolduğu o salonu, erengülleri, devetabanını, çay kokusunu, kedi miyavlamasını anlatırken, evet, o güvenilir yerin varlığına fena halde inandım.
not: gri ve tombul kedimize de bir isim buldum: zil.

Perşembe, Aralık 03, 2009

previous on lula

şimdi ben çayevlerine gereken önemi gösteriyor, lüzumundan fazla para harcamıyor, 3 yıl önce aldığım bir cekete ilk kez kollarımı sokuyor, gözlerimi kapkaza boyuyor, yürürken kıvrılan tişörtümü düzenli olarak düzeltiyor, yanlarından geçerken 'bak, valla diyorum, ünlü bu!', diyen kendini bilmezlere kendilerini bilmeme hakkı tanıyor, annemin hala bana üzüm suyu sıkan ellerine bakıyor, nihayet salonun duvarlarının ne renk olacağına karar veriyor, ne iş yaptığımı soranlara 'serbest meslek', diyor, 2 kaşık calpolle kafayı buluyor, ihtiyaç listeme bir samsonite trunk beyaz valiz ekliyor, kendimle çelişmeye bayılıyor, taksiyle başladığım günlerin sonunu otobüsle zor getiriyor ve eğer otobüste, yanıma oturacak kadın, şoföre ve başka herşeye bağırıp kızarsa da, kulaklığımın tekini çıkarıp, 'üzülme teyzeciğim, bizi öldürmeyen şey, güçlendirir', diyorum.

Çarşamba, Aralık 02, 2009

i heart you




pistilisko


Pazar, Ekim 25, 2009

teşhis

leyla, rastgele modundayken her r.e.m. çıkışında tutukluk yapan aypodumun teşhisini koydu: "aypodun homofobik lula!"

Cumartesi, Eylül 12, 2009

give me your eyes

i need sunshine

Çarşamba, Eylül 02, 2009

"ama 'evcil' ne demek?"


Salı, Ağustos 18, 2009

çakma tahtası

ikea'da dolanıyor, lüzumsuz pek çok şeyi olanca hızımla sepete indiriyordum. çocuk reyonunda bir çakma tahtasıyla karşı karşıya geldim. naif.süper'dekinin aynısı olduğuna emindim, çünkü çakmaya başladığımda oradaki esas oğlan gibi hafiflediğimi hissettim. ne kadar çaktım şimdi tam kestiremiyorum. bir iki sefer ters yüz etmiş olmalıyım ki; çekici elimden atıp üst raftan kullanılmamış bir taneyi sepete atarken iyi giyimli ve güler yüzlü bir kadın kulağıma eğilip şöyle dedi: "nasıl? bütün stresini atıp rahatladın mı?"

Cumartesi, Ağustos 08, 2009

menekşelendi sular

annem heyecanla odama girdi. söyleyeceğini söyleyemeden bir bana bir de çalan müziği işaret etmek için müzik setine baktı. sonra, için geçmiş senin, dedi. içim geçmiş benim diye yineledim. gitti. ne söyleyeceği ise bir muamma olarak haneme eklendi..

Cuma, Temmuz 31, 2009

lovecats


web page hit counter